Duygularımızı İsimlendirmenin Gücü

Bir duyguyu tanımak, onu adlandırmaktan geçer. Çünkü isim verdiğimiz şey belirsizlikten çıkar, netleşir ve anlaşılır hale gelir. “Kızgınım, kırıldım, kaygılıyım…” Bu kelimeler sadece tanımlar değil, aynı zamanda içsel dağınıklığı düzenleyen küçük çapalardır. Zihnimiz adını koyduğu duyguyla daha kolay baş eder.
Duyguların isimlendirilmesi, onları bastırmak yerine onlara alan açmanın bir yoludur. Bir duyguyu fark ettiğimizde, davranışlarımızı da daha iyi anlarız. Neden gerildik, neden uzaklaştık, neden dalıp gittik… Duygularımıza isim verdiğimizde, davranışlarımızın altındaki anlam görünür olur. Böylelikle içsel karışıklık azalır ve daha net bir yol çizebiliriz.
Bu süreç aynı zamanda kendimize gösterdiğimiz bir nezaket biçimidir. Duygularımızı görmezden gelmek yerine onları duymak, kendimize yönelik bir kabul ve anlayış taşır. Hissettiklerimizi tanımak, onları değiştirmeye çalışmadan önce yapılabilecek en güçlü adımdır. Çünkü tanınan duygu, yönetilebilir bir duygudur.
